BAĞIMSIZHABERLER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

CAMİYE GELİN

DUA SANA

TÜRKİYE "BİZ" GELİYORUZ

MUHSİN BAŞKAN

EĞİTİM HABER

İNSAN VE HAYAT

SAĞLIK DÜNYASI

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ANKET

Türkiye cUMHURİYETİ bAŞKAN aDAYINIZ KİM






Tüm Anketler

%100 OSMANLI

SIGARA İÇME


HUZURLU YAŞAM

TESETTÜR

SAYAÇ 08/05/2011




     
 

SEVGİLİ EN SEVGİLİ

Bul karayı,al parayı

SERVET AVCI

01 Aralık 2013, 17:08

SERVET AVCI

Danimarka’da geçtiğimiz hafta bir bakan istifa etti... Gerekçesi ‘halka yanlış bilgi vermek’ti... Danimarka’nın da katkıda bulunduğu uluslararası bir kuruluşun kasasından lüks seyahat harcamaları yaptığı gerekçesiyle suçlanan Dış Yardım Bakanı Baach, bürokratlarının yanlış yönlendirmesi sonucu hata yaptığını kabul etti ve “Onayladığım seyahat kurallarını görmek gerekirken bunu fark etmemem ciddi bir hata. Sorumluluk tamamen bana ait. Bu nedenle görevimden çekiliyorum” dedi... 
Gelişmiş demokrasilerle bu çok sıradan bir durum... Eh, bu örneği alıp da  “Bizde niye olmuyor?” diye hayıflanamayız... Onlarda halka yanlış bilgi vermek istisnai bir durum... Bizde ise genellikle ‘doğru bilgi’ vermek sıradışı kabul edilir!.. Ankara’da dört dönemdir belediye başkanlığı yapan Melih Gökçek yeniden aday yapılıyor ama bir önceki taahhütlerinin hangisini yerine getirdiğini soran irade yok... Partisinin oylarını aşağıya çektiği hâlde Gezi olaylarıyla ilgili tavrı yeniden adaylığını garantilemesine yol açtı... 
Gökçek’in kente hizmet bilançosuna bakılmadı bile... O da bakılmayacağını biliyordu şüphesiz... Kabul etmek lâzımdı ki, iyi bir propaganda uzmanıydı... Olaylar sırasında yakılan otobüsleri belediye binasının yanındaki ana yol kenarına dizdi... Âdeta savaş suçlarının sergilendiği bir ‘açık hava müzesi’ meydana getirdi... Aslında devletin zaafını ortaya koyan bu görüntünün iki hedef kitlesi vardı; kamplaşmaya göre hizalanmaya açık seçmen grubu ve siyasî otorite... Gezi bakiyesi onun için öylesine bereketli bir yatırım alanıydı ki, daha önceleri 60-70 günde alt geçit yapmakla övünen Gökçek’in belediyesi, günde on binlerce aracın geçtiği bulvar üzerinde Gezi eylemcilerinin kırdığı büyük seramikleri aylar geçmesine rağmen yenilememişti... Çünkü o kırık-dökük görüntü ‘ibret’ti bunların gözünde!.. Halk bu fotoğrafı her gün görmeliydi!.. 
Belediyenin milyonlarca liraya yaptırdığı ‘kafes’ Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla yine milyonlarca liraya yıkılıyor... Dünyanın neresinde, hangi belediyesinde halkın yüz milyonlarca lirası yanlış bir proje sonucu heba edilirken, bu ayrı bir mahkeme konusu olmaz? Ve dünyanın neresinde yitirilen bu kaynağın hesabı yetkililere değil de halka kesilir? Şimdi çıkacaklar televizyonlara eski sözlerini ve belediyenin milyarlarca dolar borçlarını değil ‘Ya sol gelirse’ endişesini işleye işleye tahtlarının devamına oy isteyecekler!.. Ve muhafazakâr seçmen de Hacı Bayram Camii’nin ancak 20 sene sonra yapılan musluklarından duygulanıp ‘değerler’i adına oy verecek!.. 
Çok garip bir durum, Danimarka’da ‘halka yanlış bilgi vermek’ten dolayı bir bakanın istifa ettiği saatlerde bizim Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı dershane birliklerine verilen taslakla ilgili yaptıkları fahiş hatayı “Büyütecek bir şey yok, kopyala-yapıştır yaparken word’ün azizliğine uğramış” şeklinde son derece rahat biçimde açıklayabiliyor... Türkiye’nin en önemli gündem maddesiyle ilgili ‘kopyala-yapıştır’ yöntemiyle çalışan bir bakanlıkla o Danimarkalının bakanlığını nasıl mukayese edelim şimdi? 
Yöntemlere bakın: ‘Emir-komuta’, ‘kopyala-yapıştır’, ‘vur-kır-parçala’, ‘yıkama-yağlama’!.. Bunların dışında hangi tekniğin ve bilimsel çalışmanın devlet yönetiminde hüküm sürdüğünü bilen var mı? Önceki gün Tv 24’e çıkıyor Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ... 2015’te yapılacak genel seçimlerle ilgili sloganlarını açıklıyor: “Ver dört yüzü, al yeni anayasayı!..” Tarza dikkatlice bakan ‘bul karayı, al parayı’ klişesini yakalayabilir!.. Yani halk eğer yeni anayasa istiyorsa, AKP’ye dört yüz milletvekili çıkaracak gücü vermeliymiş!.. Yoksa bu muhalefetle yeni anayasa yapılamazmış... 
Bu bakış açısına ve artık ülkemize yerleşen siyasî iklime göre ‘ver dört yüzü, al yeni anayasayı’ teklifi çok da sırıtmıyor!.. Önceki gün gazetelere yansıyan bir haberi paylaşalım... İlahiyat Fakültesi’nden sınıf arkadaşı olan iki din bilgisi öğretmeni mahkemelik olmuşlar, birisi diğerini dolandırmaktan üç yıl hapis cezası almış... Ceza alan kişi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarı olduğunu söylemiş ve arkadaşına  “Gel seni müsteşar yardımcısı yapayım” demiş... Bu hızlı terfi ihtimali kendisini cezbeden uyanık din bilgisi öğretmeni de bu ‘hizmet’e denk gelecek kadar parayı bankadan kredi yoluyla çekerek, ‘müsteşar arkadaş’ına aktarmış... Dolandırıcılığın konusu bu... 
Eh, devir değişti... Bu dönemde şehre yeni intikal etmiş köylülere köprü, saat kulesi, şehir hatları vapuru filan satılacak değil ya!.. Yeni kalemler bulmak lâzım bu devrin renklerine uygun... Maşallah bu konuda ‘yetişmiş eleman’ ve malzeme sıkıntısı çekmiyoruz!..

Bu haber 1082 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

NASİHAT

NAMAZ

Ben Bitti Demeden Bitmez.22 Eylül 2017

ALAHA ISMARLADIM

RAMAZAN

YEDİ KITA

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

DÜNYA BÜLTENİ



MÜSLÜMANCA YAŞAM

OSMANLI


ALPEREN

OSMANLI TORUNU


SIGARA İÇME


FATİH SULTAN MEHMET


NAMAZINI KIL


İSLAM HUZUR

YAVUZLAR BİTMEYECEK

NECİP FAZIL KISAKÜREK

TÜRKİYENİN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR BAĞIMSIZ HABER SİTESİ
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi