BAĞIMSIZHABERLER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

DUA SANA

CAMİYE GELİN

TÜRKİYE "BİZ" GELİYORUZ

MUHSİN BAŞKAN

Alperen

EĞİTİM HABER

İNSAN VE HAYAT

SAĞLIK DÜNYASI

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama

%100 OSMANLI

SIGARA İÇME


HUZURLU YAŞAM

TESETTÜR

SEVGİLİ EN SEVGİLİ

Mühür

VELÎLER DİLİNDEN 3

VELÎLER DİLİNDEN 3

Tarih 26 Mart 2021, 11:38 Editör HÜSEYİN NECATİ

Bu kitap, sûfiyenin büklerinden Alâaddin Attâr Hazretlerinin Tezkiretül Evliya isimli eserinden, Abdurrahman Camî Hazretlerinin Nefahâtül Üns isimli meşhur eserinden, Mevlânâ Sâfiyûddin Hazretlerinin Reşâhat Aynülhayat isimli cevher dolu eserlerinden seçilip sadeleştirilmiş ve VELÎLER DİLİNDEN ismi verilip zübde halinde ihvan-ı dînin istifadelerine arz edilmiştir.

SEYYİD EBÜ'L KASIM CÜNEYD (K.S.)

 

Buyurdu:

 

Ah! Tasavvuf sahipleri âlemden nihân[20] oldu.

Din esâsı bozulup bir başka zaman oldu.

Zühd, verâ, ahlâk ve teslim idi, dinin esası,

Şimdi kuru bir kavga, feryâd ü figân oldu.

Yol kesenler şeyh olup, mürşidlik taslıyorlar.

Takvâ gitti, zühd-irfan, boş söz-hezayân oldu.

 

CÜNEYD (K.S.)

* "Belâ nedir?" suâline:

- Belâ, belâyı verenden gaflet etmek, onu bilmemektir, dedi.

 

Buyurdu:

- Hicab üçtür: 

1- İnsanların perde olması.

2- Dünyanın perde olması.

3- Nefsin perde olması...

 

Bunlar avamın kalbindeki örtüdür. Havâs (seçkin kulların hicabı birdir. O da kendi amellerini görmek, ondan sevap ümit etmek... ve nimetle tuzağa düşmektir.

 

CÂFER-İ HULDÎ (K.S.)

Buyurdu:

- İhtiyaç vaktinde, dua ederken, kişinin yüzünü göğe tutması, Hak'dan uzak olanların işidir. (İhtiyaç zamanında kulluğa devamla elleri duânın kıblesi olan semâya kaldırır, lâkin boynu bükük, kalben niyazla yalvarmak lâzık...)

 

AMR BİN OSMAN EL-MEKKÎ - ES-SÔFÎ (K.S.)

 

   Buyurdu:

- Mürüvvet, dostun hatâ ve kusurlarını bilmezden gelmektir.

 

EBÛ HAFS (K.S.)

 

Buyurdu:

- Mürüvvet,  dünyada (Allah rızası için) malı mülkü dağıtıp, ahirette mağfiret dilemektir.

 

ŞAH ŞÜCÂ KİRMÂNÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

 

- Bir kimse, gözünü harama bakmaktan, nefsini şehvetten korusa, bâtınını devamlı kontrolle, zahirini sünnete uygun amellerle mâmûr etse, o kimsenin firâsetinde (mânevî görüşünde) hatâ olmaz.

 

EBÛ OSMAN HAYRİ (K.S.)

 

Buyurdu:

- "Hakîkî yiğitler kimlerdir?" denilse, "Kendilerine değer vermeyenlerdir", denilir.

 

- Şevk, muhabbet alâmetlerindendir.

 

- Hakk'ın emirlerini yerine getirmekte gâfil davranmak, mârifet[21] eksikliğindendir.

 

EBÛ OSMAN EL-MAĞRİBI (K.S.)

 

Buyurdu:

- Kim zenginlerin sohbetini, fakirlerin sohbetine tercih ederse, Hak Teâlâ onu ölmeden evvel öldürür. (Kalbi kararır da, mânen ölü sayılır.)

 

- İsyan, iddiadan hafiftir. Zira âsî, tevbe yolunu tutar; iddiacı ise iddiasının hayalinde, yanlış yol üzerinde durur.

 

EBÛ OSMAN (K.S.)

 

Buyurdu:

- Kusuru kendi amelinde bul ki, kıymeti olsun. Töhmeti insanlardan kaldır ki, cenk ve mücâdeleden kurtulasın.

 

EBÛ'L ABBAS MESRUK (K.S.)

 

Buyurdu:

 

-  Tasavvuf , kendinde değişme olan her şeyden alâkayı kesmek ve kendinde değişme olmayan Mevlâ'ya bağlanmaktır.

 

HZ. ALİ BİN EBÎ TÂLİB (K.V.)

 

 Buyurdu:

 

- Eğer Hak Teâlâ beni cennette olmakla mescitte olmak arasında muhayyer bıraksaydı, mescidi tercih ederdim. Çünkü cennet mescidin yanında benim nasibimdir.

 

EBÛ ABDULLAH MAĞRİBÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

 

- Amellerin en üstünü, Hakk'ın emrine uyarak vakitleri değerlendirmektir.

 

MİMŞÂD ED-DÎNEVERÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

 

- Hak Teâlâ âriflere (evliyâsına) her an bakmaları için esrar-ı sübhâniyyesinden bir ayna (kalp aynası) vermiştir ki, ona bakarak Cenab-ı Hakk'ın nurlarını görürler.

 

AHMED BİN İBRAHİM EL-NESÛHÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

 

- Bir kimseye ihtiyacı varken, istemediği halde helâlden bir mal verilir, o da bunu kabul etmezse, Cenab-ı Hâk onu, verilen şeyi veya benzerini istemeye muhtaç kılar. Zira o gelen şey ilâhî berekettir.

 

RÜYEM BİN AHMED BİN YEZİD BİN RÜYEM (K.S.)

 

Buyurdu:

- Tasavvuf,  bir şeye sahip olmamak ve olunmamak (nefsini hakir tutmak, mahviyet sâhibi olmak)tır.

 

- Tasavvuf,  iki şeyden birini üstün görmeyi terk etmek (kusur görmemek)tir.

 

  - Bir kimse sôfî tâifesi ile otursa ve onların mutlak bildiklerinden bir şeyde onlara karşı olsa, Hak Teâlâ o kimsenin gönlünden iman nurunu kaldırır...

 

  -  Üns-ü Hak , Allâhü Teâlâ'dan başkasından, hattâ kendi nefsinden dahî uzak durmaktır. Yâni bütün hallerde sevdiğine (Mevlâ’ya) uymaktır.

 

-  Fütüvvet , din kardeşlerinden gördüğü eziyetlere karşı af ile muamele etmektir. Hattâ öyle ki, onlar senden özür dilemeye lüzum görmesin.

 

  - Hak Teâlâ  söz ve amel  kuvveti verdikten sonra, senden sözü alsa da ameli bıraksa, hiç üzülme!.. O senin hakkında bir nimettir. Çünkü konuşmanın âfet ve ziyanı çoktur. Eğer ameli alıp konuşmayı sende bıraksa, feryat etmeli, ağlamalısın ki, bu senin için bir musîbettir. Eğer ikisini birden alırsa, o da dert, mihnet ve yaradır.

 

YUSUF BİN HÜSEYİN ER-RÂZÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

 

- Halkın verdiği zahmetten dolayı kendine acıma. İşte o zaman gönlünden Allah’tan başkasını çıkarmayı başarırsın.

 

- Hak Teâlâ'nın emrini üstün tut ki, O da seni yüceltsin.

 

- Bütün hayırlar bir evde gizlenmiş. O evin anahtarı  tevâzû dur. Bütün şerler de bir evde saklı. Onun anahtarı da  kibir dir. (Kibir şirkten kötüdür.)

 

* Son demlerinde yaptığı dua:

- "İlâhî, gücüm yettiği kadar halkı sana davet ettim. Bir de yaptığım kötü hareketleri nefsimden bildim. Beni bunlardan birine bağışla".

 

EBÛ ABDULLAH ES-SENCERÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

 

-  Evliyânın alâmeti üçtür: 

1- Yüce iken tevâzû etmek.

2- Gücü yeterken dünyadan perhiz etmek (zühd sahibi olmak),

3- Kuvveti varken haksıza karşı insaf etmek...

 

MUHAMMED BİN FAZL EL-BELHÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

 

- Bir şey var ki, onun varlığı ile bütün iyi şeyler iyi olur ve onun yokluğu ile her şey kötü olur. İşte o  "İstikamet[22]" tir.

 

(Resûllulah S.A.V.: "En güzeli, önce Allah'ın birliğine îman et, sonra da doğru ol" Buyurdu.)

 

- Ovaları, dağları, dereleri aşarak Hak Teâlâ'nın evine (Kâbe'ye) varıp, orada Enbiya'nın eserlerini gören kimselere şaşarım. Niçin onlar nefis ve hevâ vâdilerini ve ovalarını aşarak Hak Teâlâ'nın eserlerini görmezler!

 

EBÛ ABDULLAH ES-SÂLİM (K.S.)

 

Buyurdu:

 

- Maksadın ne kadar doğru olursa, sana bereketlerin öncüleri gelir.

 

- Âdemoğlu üç fırkadır:

1- Ümerâ, (Âmirler)

2-   Ulemâ, (Âlimler)

3-   Fukarâ...(Fakirler)

 

Âmirler fena olursa, halkın yaşayış ve kazancı da fena olur. Âlimler bozuk olduğunda, şeriate gayret ve itaat da bozuk olur. Fakirler bozuk olduğu zaman, bütün insanların huyları da bozuk olur.

 

Âmirlerin bozukluğu zulümle, âlimlerin bozukluğu tamâ ile, fakirlerin bozukluğu riya iledir.

 

REY MEŞAYİHI (K.S.)

 

Buyurdu:

 

-  Güzellik;  mal, zühd, kemâl ve cömertlikledir.

 

CÂFER-İ HULDÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

- Eğer orucunun sevabı sana kardeşlerin gönül ferahlığından daha sevgili ise, o orucu hiç açma! (Ahbab topluluğunda nafile oruç tutmak mahzurludur.)

 

"İnsanlarla olan muâmele, kendisi için değil, insanları memnun etmek içindi"

 

EBÜL-KASIM HAKÎM SEMERKANDÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

 

- Has adam odur ki, meşgûliyetler içinde gönlünü, Hakk'ın muhabbetine bağlı bulunur.

 

BERK-İ SUĞDÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

 

- İbadet, Hak Teâlâ'dan karşılık için değil, O'na tâzim için  edilir.

 

EBÛ BEKR-İ VERRÂK (K.S.)

 

Buyurdu:

 

- Çok konuşmak kalbi katılaştırır.

 

- Çok uyumak, çok yemek, çok konuşmak kalbi katılaştırır, hattâ öldürür (hayırsız hâle getirir.)

 

MEŞÂYIH'DAN BİRİ (K.S.)

 

- Hak Teâlâ: "Dua edin kabul edeyim"[23] ve "Ben cinleri ve insanları başka bir hikmetle değil, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım"[24] Buyurdu. Bunlar unutulmasın, dedi.

 

AHMED BİN EBİ'L VERD (K.S.)

 

Buyurdu:

 

- Allahü Teâlâ  velî  kulunda üç şeyi artırır:

1- Mertebesini yükselttiğinde tevâzûunu;

2- Malını artırdığında cömertliğini;

3- Ömrünü artırdığı zaman da ibâdet ve gayretini artırır.

 

TÂHİR-İ MAKDİSÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

- Eğer insanlar ârifin nurunu görseydi, hepsi yanardı.

 

EBÛ YÂKUP ES-SÛSÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

- Gösteriş için Tevhid ilminden bahsetmek şirktir.

 

EBÛ YÂKUB (K.S.)

 

Buyurdu:

- Dünya bir deniz, âhiret onun sahilidir. İnsanlar bu yolculukta takvâ gemisine binmedikçe, bu denizi geçip âhiret sahiline ulaşamaz. O gemiye binen kurtuluşa erer, binmeyen helâk olur.

 

  TEVEKKÜL HAKKINDA EVLİYA SÖZLERİ

 

Tevekkül:

1- İstemeyi terketmektir. (Ebu Yakub Mezkurı)

2- Tedbiri terketmektir. (Sehl Bin Tüsterı)

3- Rızadır...... (Bişr-İ HÂfı)

4- Kendi kendinden yüz çevirmektir. (Ebu Hafs HaddÂd)

5- Müsebbibi (sebebin sâhibini) görmektir. (HallÂc-I Mansur)

6- Sebepten ayrılmam,(sebebi sebep yapana bağlanmaktır.) (Feth-İ Musulı)

7-Acz içinde yokluktur. Kendi varlığını hayret içinde gark olmuş görmektir. (Şakık-İ Belhı)

8- Gönlünde yaratılmışlardan hiç birine yer vermemektir. (Şiblı) (Kaddesallahü Esrârahüm Ecmaîn.)

 

ŞEYBAN BİN ALİ (K.S.)

 

Tecritle hacca gitmek için müsaade isteyen birine:

- Önce kalbini gafletten, nefsini hevâdan, dilini boş sözden temizle. Dünyayı kalbinden çıkar da Allah Teâlâ'ya yönel. İşte tecrit[25] budur, Buyurdu.

 

EBÜ'L HASAN BİN MÜZEYYEN (K.S.)

 

Buyurdu:

- Kulun zaruret olmadan söz söylemesi, Hak Teâlâ tarafından kula bir dargınlıktır.

 

EBÛ HASAN SÂYIĞ (K.S.)

 

*  "Mürid kimdir?"  Suâline:

- "Yeryüzü bunca genişliğine rağmen, onlara dar gelmiş, vicdanları kendilerini sıktıkça sıkmıştı. Nihayet Allah'ın hışmından yine Allah'tan başka sığınacak yer olmadığını anladılar" (S.Tevbe 118)[26] ayet-i celilesini okudu.

 

EBÜ'L HASEN ES-SÂBİH (K.S.)

 

Buyurdu:

- Garip, vatanda olduğu halde ondan uzak olandır. Garip eşi, benzeri bulunmayandır.

 

BÂYEZID-İ BESTÂMI (K.S.)

 

Mahmut Sebük Tekin, Bâyezîd-i Bestâmî (K.S.)'nin kabrinde dervişlere sordu:

- Sizin üstazınız,  "Beni göreni ateş yakmaz,"  demiş., Bu nasıl söz, Ebucehil Resûlullah'ı gördü, ama onu cehennem yakıyor.

Derviş:

- O, Resûlullah S.A.V.'i Ebû Tâlib'in yetimi diye gördü. O'nun peygamberliğini göremedi. Eğer görseydi yanmazdı, dedi.

 

CAFER HİFÂRI (K.S.)

 

* "Hakk'a yol nasıldır?" sualine:

 

- Müjdeler olsun ki, O, hidâyet etmeseydi, sen O'nu aramazdın. Eğer O sana lütfetmeseydi, sen O'nu bulamazdın, Buyurdu.

 

EBÛ CAFER SUMÂNÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

-  Hakîkî dostun , seni günahlardan men eden.  Hakîkî arkadaşın , ayıplarını sana gösteren.  Hakîkî kardeşin  de seninle Hak Teâlâ tarafına yürüyendir.

 

EBÛ ABBAS ATÂ (K.S.)

 

Buyurdu:

- Mevlâ'ya yapışmak elinden gelmezse, bâri dostlarına yapış. Her ne kadar sen onlara yetişemesen de onlar sana şefaatçı olurlar.

 

EBÛ CAFER AHMED BİN HEMEDÂN BİN SİNÂN (K.S.)

 

Buyurdu:

- Âbidlerin ibadetleri ile âsîler üzerine kibretmeleri, âsîlerin isyanından kötü ve zararlıdır.

 

- Kişinin güzelliği, sözünün güzelliğindedir.

 

- Hakikatte Hak Teâlâ'ya boyun eğenlerin alâmeti, kendilerini Hak'dan meşgul eden bir şeyin meydana gelmemesidir.

 

EBÛ OSMAN MAĞRİBÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

- Kim Hakk'a uyarsa, halk da ona uyar.

 

ŞERİF HAMZA UKAYLI (K.S.)

 

Buyurdu:

- Memleketinde doğan veya hareket eden her şeyden haberi olmayan kimse ârif sayılmaz! (Hak ve bâtıl işleri bilmek murat edilmiş...)

 

EBÛ'L HASEN EL-VERRÂK (K.S.)

 

Buyurdu:

- Gönülün diriliği, Hakk'ın zikrindedir. O hiç bir zaman yok olmaz. Hayatın safâsı Hak Teâlâ ile diri olmaktır.

 

- Allahü Teâlâ'ya muhabbet, O'nun Habibi Resûlullah S.A.V.'e tâbî olmaktır.

 

EBÛ BEKİR KİTÂNÎ (K.S.)

 

* Saçları ağarmış bir dilenci gördü ve Buyurdu ki:

 

- Bu adam gençliğinde Allahü Teâlâ'nın emrini zâyî eden bir kimsedir ki, Allahü Teâlâ da onu ihtiyarlığında ziyanda kodu, hor ve zelil etti. Eğer gençliğinde Hakk'ın emirlerine itaat etseydi, ihtiyarlığında dilenme zilletine düşmezdi. Çünki Ehl-i Sünnet'in ihtiyarları ne kadar yaşlansa da, halkın yanında aziz olur.

 

EBÛ BEKİR ŞİBLÎ (K.S.)

 

* "Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar"[27] âyet-i celilesinin tefsirinde:

- Zahirdeki gözlerini Hak Teâlâ'nın haram ettiklerinden, kalp gözlerini de Allah’tan başka şeyden sakınsınlar, Buyurdu.

 

* "Acayip şey nedir?" denildi.

- Gönlü ile Allahü Teâlâ'yı anladıktan sonra ona âsî olmaktır, dedi.

 

EBÛ BEKR-İ YEZDÂNİYÂR (K.S.)

 

Buyurdu:

-  Muhabbetin aslı:  Âşık, Mevlâ’nın rızasını her şeyden üstün tutmaktır.

 

EBÛ BEKİR SAYDELÂN (K.S.)

 

Buyurdu:

- Akıllı, sözü lüzumu kadar söyleyen, fazla ve noksan kelâmdan sakınan kimsedir.

 

HZ. ALİ (R.A.)

 

* Resûlullah (S.A.V.) düğün yemeğine dâvet edildiğinde:

- "Yâ Ali! Eve gidip birkaç lokma bir şey yiyelim de düğün evinde yemek güzel olsun" (yani iştahlı yemeyelim.) Buyurdu.

 

ŞEYH ŞİRVÂNÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

- Eğer yolunuz Horasan'a uğrarsa, bize muhabbet eden kimsenin ziyaretine gidiniz.

 

- Size bu (Allah yolundaki) taifeye sevgi gösterenlere iyilik etmeyi vasiyet ederim.

 

EBÛ BEKİR ED-DAKKÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

- Afiyet ile tasavvuf bir arada olmaz.

 

-  Yakınlığın alâmeti,  Hak Teâlâ'dan başka her şeyden alâkayı kesmektir.

 

- Allahü Teâlâ'nın kelâmı olan Kur’an’ın nûru, kulların sırları üzerinde doğup parladığında, ruhlar uyanır da beşerî ahmaklık soyulup gider.

 

EBÛ BEKİR TAHİSTÂNÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

- Kalbin hayatı, ancak nefsi öldürmekledir.

 

- Dâimâ gayret üzere ol. Çünkü Mevlâ, inâyet üzeredir. Her işin sebebi Mevlâ olduğu gibi, her şey yine O'na dönecektir.

 

- En büyük nîmet, kişinin nefsinden kurtulmasıdır. Çünkü Allahü Teâlâ ile kul arasında nefisten büyük perde yoktur.

 

EBÛ BEKİR HABBÂZ EL BAĞDÂDÎ (K.S.)

 

Buyurdu:

- Eğer ruhumu kabzetmezse O'na ibadet ederim. Eğer davet ederse emrine uyar yola çıkarım.

 

EBÛ BEKİR FERRÂÎ (K.S.)

 

* Şeyh Ammü, Hac yolunda uzun mesafeden sonra, Ebû Bekir Ferrâî'yi ziyaret etti. O, kendisine sordu:

- Nereye?

- Kıble tarafına.

- Baban var mı?

- Evet, var.

- Öyleyse geri dön, git babanla beraber ol!

Şeyh Ammü derhal itaat edip geri döndü.

 

Buyurdu:

- Bir kimse Allahü Teâlâ'nın emri ve muhabbetini her şeye tercih etmedikçe kalbine marifet nuru erişmez.

 

- Hayırlı işlerini gizlemek, günâhları gizlemekten üstündür. Ve bununla kurtuluş umulur.

 

EBÛ BEKİR BİN DÂVUD DİNEVERÎ (K.S)

 

Buyurdu:

- Mide, yemeklerin konduğu yerdir. Eğer helal lokma koyarsan kendinde Hakk'a itaat kuvveti bulursun. Şüpheli şeyler koyarsan, onlar Hakk'ın yolunu örter. Eğer haram koyarsan, ondan da günah meydana gelir.

 

ABDULLAH BİN MUHAMMED EL-MÜRTEİŞ (K.S.)

 

Buyurdu:

-Tasavvuf:  İleri, işleri (görüp) gizlemektir.

 

- Amellerin efdalı, Allahü Teâlâ'nın lütuflarını gözetmektir.

 

ABDULLAH BİN MUHAMMED EL MENÂZİL (K.S.)

 

Buyurdu:

- Bu işe ‘pîr-i kâmile bağlanmağa) zorlu giren kimse rüsvây olur, zayıf olarak giren de kuvvet bulur.

 

Hakkında, büyüklerden biri şöyle Buyurdu:

 

- Ben bir buçuk adam bilirim: Yarım adam, Nasrabâdî... İnsanları anar, fakat kötülüklerini söylemez. Tam adam, Abdullah Bin Münâzil'dir: İnsanların adlarını dahî anmaz.

 

EBÛ'L-HAYR TİNÂTÎ EL-AKTÂ (K.S.)

 

Buyurdu:

- Amelini gösteren, mürâîdir, hallerini gösteren de iddiacı...

 

*Su üzerinde yürüyen bir veli gördü. Ona:

- Bu yaptığın bid'attır. Vazgeç de var yerde yürü, dedi...

 

 

Bu haber 1335 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

İNCE SÖZLER

VELÎLER DİLİNDEN 1

VELÎLER DİLİNDEN  1 Bu kitap, sûfiyenin büklerinden Alâaddin Attâr Hazretlerinin Tezkiretül Evliya isimli eserinden, Abdurrahman Camî H...

VELÎLER DİLİNDEN 2

VELÎLER DİLİNDEN 2 Bu kitap, sûfiyenin büklerinden Alâaddin Attâr Hazretlerinin Tezkiretül Evliya isimli eserinden, Abdurrahman Camî H...

NASİHAT

NAMAZ

Dostlara ithafen10 ?ubat 2021

GALERİ

ALAHA ISMARLADIM

RAMAZAN

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

YEDİ KITA

MÜSLÜMANCA YAŞAM

OSMANLI


ALPEREN

OSMANLI TORUNU


SIGARA İÇME


FATİH SULTAN MEHMET


İSLAM HUZUR

NAMAZINI KIL


YAVUZLAR BİTMEYECEK

NECİP FAZIL KISAKÜREK

TÜRKİYENİN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR BAĞIMSIZ HABER SİTESİ
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi