BAĞIMSIZHABERLER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

CAMİYE GELİN

DUA SANA

TÜRKİYE "BİZ" GELİYORUZ

MUHSİN BAŞKAN

EĞİTİM HABER

İNSAN VE HAYAT

SAĞLIK DÜNYASI

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Türkiye cUMHURİYETİ bAŞKAN aDAYINIZ KİM






Tüm Anketler

%100 OSMANLI

SIGARA İÇME


HUZURLU YAŞAM

TESETTÜR

SAYAÇ 08/05/2011




     
 

SEVGİLİ EN SEVGİLİ

ŞAH ŞÜCÂ-İ KİRMÂNÎ (K.S.)

ŞAH ŞÜCÂ-İ KİRMÂNÎ (K.S.)

Tarih 15 Temmuz 2015, 12:54 Editör HÜSEYİN NECATİ

Şeyh Hz.leri'nin güzel bir kızı vardı. Kirman'ın vali ve büyükleri istediler. Üç gün mühlet aldı, mescid ve tekkeleri gezdi. Güzel namaz kılan birini beğendi

ŞAH ŞÜCÂ-İ KİRMÂNÎ (K.S.)

 

Şeyh Hz.leri'nin güzel bir kızı vardı. Kirman'ın vali ve büyükleri istediler. Üç gün mühlet aldı, mescid ve tekkeleri gezdi. Güzel namaz kılan birini beğendi. Ona:

- Evli misin?

- Hayır.

- Güzel bir kızla evlenmek ister misin?

Yiğit:

- Bana kim kız verir! Üç gümüşten başka dünyalığım yok dedi.

Şah:

- Üç akçenin birine ekmek, birine katık, birine güzel koku al, dedi ve kızını ona nikahladı.

O gece zifaf oldu. Kız bir bardak üzerinde kuru ekmek parçası gördü.

- Bu nedir?

Yiğit:

- Bu senin sabahki nasibin...

Kız:

- Dünkü rızkı veren Allah, bugün vermez mi de yarına ekmek saklarsın. Babam bana 20 senedir "Seni tevekkül ehli birine vereceğim" derdi. Meğer öyle birine vermiş ki, rızık için Allah'a itimat etmez, deyip evine gitmek istedi.

Yiğit:

- Bu işin tevbesi nedir?

Kız:

- Ya ekmek gider, ya ben..., dedi. Ekmeği fakire verdiler.

 

Buyurdu:

 

- Sâdık kulun alâmeti üçtür: 

1- Dünya onun nazarında toprak gibidir. Yâni altın ve gümüşe o gözle bakar. 2- İnsanların övdüğü ve yerdiği, onun nazarında birdir. Övene de yerene de ehemmiyet vermez. 3- Şehveti gönlünden çıkarır, açlığı sever, dünya adamlarının tokluğu sevdiği gibi...

 

Dostlarına Tavsiyesi:

- Yalan söylemeyin, kimseye hiyanet etmeyin. Bundan gayrı ne isterseniz yapın.

 

Hikâye:

Hoca Âlî Sürgânî Şah-ı Kirmânî K.S.) Hazretleri'nin türbesini ziyarete geldi. Torbasından ekmek çıkarıp yemeye başladı ve:

- İlâhî! Misafir ver de beraber yiyelim, dedi.

Bir köpek yanına geldi. Sürgânî köpeği kovdu. Az sonra Şah-ı Kirmânî'nin türbesinden bir ses işitti:

- Ey Hoca Sürgânî! Allah'tan istediğin ve kapına gelen konuğu niçin kovdun?

Hoca Sürgânî, çıkıp köpeği aradı. Bir bucakta buldu. Yediği yemeği götürüp önüne koydu. Köpek dönüp bakmadı. Hoca mahcup oldu. Tevbe edip, insafa geldi.  Köpek lisana gelip:

- Ey Hoca! Şah-ı Kirmânî olmasaydı, göreydin ne işlere uğrardın, dedi ve kayboldu.

 

YUSUF BİN HÜSEYİN (K.S.)

 

* Güzel bir kız, bir gece yanına geldi. Yusuf Allah korkusu ile onu reddetti. Sonra başını dizine koyup, uykuya vardı. Rüyada, taht üzerinde oturmuş bir sultan gördü. Sultan'ın etrafında yeşil elbiseli hizmetçiler vardı.

- Siz kimsiniz? diye sordu.

Onlar:

- Taht üzerindeki Yusuf Peygamber, etrafındakiler de melekler... Yusuf bin Hüseyin'i ziyarete gidiyor, dediler.

- O kim ola ki, ziyaret ederler? deyip ağladı. Yusuf (A.S.) tahttan inip, kendisini kucaklayarak elinden tuttu, tahta oturttu:

 

- Arap Beyinin kızı sana tâlip oldu. Allah korkusu ile sen onu reddettin. Alahü Teâlâ buyurdu ki:

"Yâ Yûsuf! Sen Hak korkusu ile Züleyha'yı reddettin, seni peygamberlerden kıldım. Yusuf bin Hüseyin de senin gibi yaptı, mağfirete mazhar oldu. Ve onu velilerden kıldım" buyurdu.

 

EBÛ HAFS-I HADDÂD (Demirci) (K.S.)

 

* Cehennem ehlinin hallerini düşünür de ağlardı. Kendisine:

- Halkın azap görmesinden sana ne? dediler.

- Benim yaratılışım âb-ı şefkatla (şefkat suyu ile) yoğrulmuş, dedi ve ilâve etti:

- Bütün cehennemliklerin azabı bana yüklenip onlar affolunsa ben memnun olur ve derdimden kurtulurum dedi.

 

Buyurdu:

- Her kim kendi hal ve hareketlerini Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şerif terazisi ile tartmazsa münafıktır.

- Dervişlik,  Hakk'ın huzurunda kendini âciz ve çaresiz bilip, emrine itaatlı olmaktır.

 

- Veli,  kendi nefsinden kurtulmak isteyendir.

 

- Cömert,  Müslüman kardeşinin dünya ve ahiret iyiliğini kendisinden üstün tutandır.  Bahil,  elinden gelen iyiliği vaktinde yapmayan;  katı bahil  de, kendi iyilik yapmadığı gibi, başkasına da manî olandır.

 

- Mütevazı olmak isteyen, salihler sohbetinde bulunsun.

 

- Tenlerin iyiliği hizmetle, canların iyiliği doğruluktadır.

 

- Takvâ güç;  tasavvuf,  edeptir.

 

- Ey Birader! Öyle bir kapıya bağlan ki, bütün kapılar sana oradan açılsın. Öyle bir efendiye bağlan ki, cümle saadet sana boyun eysin...

 

 

* Şeyh Sülemî: "Vefatımda başımı Ebu Hafs'ın ayağı ucuna koyun", diye vasiyet etmiştir.

 

HAMDUN-İ KASSÂR (K.S.)

 

Buyurdu:

- Hakikat ehli, kendinden haber vermez; kimsenin sırrını da söylemez.

 

 - Kendini iyi gören, Firavundan beterdir.

 

 - Dervişin kibri, zenginin kibrinden fenâdır.

 

 - Cümle hastalıkların aslı ve Dîn-i Mübin'in âfeti, çok yemektir.

 

- Dünyayı elde etmeye uğraşan, âhireti hor görür.

 

- Musîbete katlanmayan, Allahü Teâlâ ile harp etmiştir. Çünkü, her şey O'nun hükmüyle meydana gelir.

 

Bu haber 494 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

İNCE SÖZLER

Hafızlık Eğitiminde “Osmanlı Usulü”

Hafızlık Eğitiminde “Osmanlı Usulü” Tarih boyunca Kur’ân-ı Kerîm ezberlenirken farklı coğrafyalarda farklı sistemler tatbik edildi. Afrika’da olduğu gi...

GAFLET RİSALESİ

GAFLET RİSALESİ Maddi ve manevi bütün hayatımızı örümcek ağı gibi saran, en diri gönüllere bile kezzap gibi bulaşan ve aslında en t...

NASİHAT

NAMAZ

Ben Bitti Demeden Bitmez.22 Eylül 2017

ALAHA ISMARLADIM

RAMAZAN

YEDİ KITA

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

DÜNYA BÜLTENİ



MÜSLÜMANCA YAŞAM

OSMANLI


ALPEREN

OSMANLI TORUNU


SIGARA İÇME


FATİH SULTAN MEHMET


NAMAZINI KIL


İSLAM HUZUR

YAVUZLAR BİTMEYECEK

NECİP FAZIL KISAKÜREK

TÜRKİYENİN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR BAĞIMSIZ HABER SİTESİ
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi