BAĞIMSIZHABERLER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

CAMİYE GELİN

DUA SANA

TÜRKİYE "BİZ" GELİYORUZ

MUHSİN BAŞKAN

EĞİTİM HABER

İNSAN VE HAYAT

SAĞLIK DÜNYASI

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Türkiye cUMHURİYETİ bAŞKAN aDAYINIZ KİM






Tüm Anketler

%100 OSMANLI

SIGARA İÇME


HUZURLU YAŞAM

TESETTÜR

SAYAÇ 08/05/2011




     
 

SEVGİLİ EN SEVGİLİ

Salih Tuna: Arkadaşa maklube, beyefendiye kırmızı şarap, bana da az

Salih Tuna: Arkadaşa maklube, beyefendiye kırmızı şarap, bana da az

Tarih 25 Ocak 2014, 07:34 Editör HÜSEYİN NECATİ

Yenişafak Gazetesi yazarı Salih Tuna bugünkü yazısında Gezi sürecinden 17 Aralık operasyonuna kadar birçok konuyu köşesine taşıdı

Salih Tuna, "Arkadaşa maklube, beyefendiye kırmızı şarap, bana da az kızarmış 10. Yıl Marşı lûtfen" başlıklı yazısında Gezi sürecinde başlayıp 17 Aralık ile Başbakan Erdoğan'a karşı devam eden olumsuz tutumu ironik bir dille ele aldı...

İşte Tuna'nın o yazısı:

Gezi muhabbetinde matine-suare 'diktatör' diyorlardı; 2004 MGK kararını vizyona sokunca 'diktatör' demekten vazgeçip, 'dik durmadı' dediler.

'Bakın bakın, dik duramıyormuş işte...'

'Vur ağzına al lokmayı kıvamındaymış...'

'Hangi paşaya kes sesini diye bağırmış, hepsi yalan, Kasımpaşalı olduğu bile yalanmış...'

Lakin ne dediyseler olmadı, tutmadı, yürümedi.

Sayın Başbakan diz çökmedi, milletin iradesini milim çiğnetmedi. Velhasıl-ı kelam, mutat olduğu üzre diklenmedi ama dik durmaktan da bir an olsun vazgeçmedi.

Baktılar olmuyor; 'Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmayalım' düşüncesiyle zahir, eski şarkılarına avdet ettiler:

'Otoriter...'

'Çoğunlukçu...'

'Diktatör...'

Peki, Başbakan Erdoğan iddia ettikleri bu hale hangi ara geldi?

Öyle ya, yere göğe sığdıramıyor, gelmiş geçmiş en büyük demokratik adımları atan lider diyorlardı.

Ağızbirliği etmişçesine aynı tarihi veriyorlardı: 'Erdoğan 2011'den sonra çok değişti...'

Yani...

AK Parti 2002'de iktidara geldiğine göre, Erdoğan ilk 8-9 yıl demokrat, son 2-3 yıl 'diktatör' oldu.

Şeksiz şüphesiz buna inanmamızı istiyorlardı.

İnanalım inanmasına, da, bir bakalım; 2011'den sonra ne yaptı da bu kadar değişti, değil mi?

Sabah'taki dünkü yazısında Mehmet Barlas, bu zihniyetin hal-i pür melalini Erdoğan'ın yaptıkları üzerinden son derece ironik bir dille anlattı; biz de düzünü anlatalım:

Özel okullarda anadilde eğitimin önü açıldı, başörtülü milletvekiline varıncaya kadar kamuda başörtüsüne özgürlük tanındı, seçim barajıyla ilgili alternatifler tartışmaya açıldı, tüm siyasi partilere devlet yardımı genişletildi, yaşam tarzına müdahale, nefret ve ayrımcılık gibi fiililer suç kapsamına alındı, kullanılması yasak olan harflerin kullanımı serbest bırakıldı, yerleşim birimlerine eski adlarını verebilme özgürlüğü getirildi, azınlık vakıflarına ait olan Mor Gabriel Manastırı benzeri araziler vakıflara iade edildi, Şırnak Havaalanı'na, Kürt olduğunu söylediği için vaktiyle kovuşturulan Şerafettin Elçi'nin adı verildi, darbelere hukuki zemin oluşturan TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesi kaldırıldı...

Çözüm süreci başlatıldı; çok şükür yaklaşık bir yıldır şehit haberleri gelmiyor. Ve, Diyarbakır'da Barzani'yle tarihi buluşmada Şivan Perwer 38 yıl aradan sonra ülkesine geri döndü...

Efendilere göre, Sayın Erdoğan 2011'den sonra işte bunları gerçekleştirerek demokratlıktan uzaklaşmış, diktatör olmuştu.

İmdi, 2011'den öncesine de şöyle bir kuşbakışı bakalım ki, Erdoğan hangi demokratik ortamdan uzaklaşmış görelim.

Özel Yetkili Mahkemeler 'astığı astık kestiği kestik' denilebilecek düzeyde tutuğunu içeri atıyordu.

Sağ görüşlü Hanefi Avcı bir kitap yazdı diye yasa dışı komünist bir örgüte üye olmaktan içeri tıkıldı.

KCK'lı belediye başkanları toplama kamplarını çağrıştıracak şekilde kelepçelenip hapishanelere dolduruldu.

2011 yılı öncesine dair maalesef böyle örnekler çok.

Mesela, Ahmet Şık'ın henüz piyasaya çıkmamış bir kitabı kovuşturulmuştu.

Haliyle biz de isyan etmiştik.

Ekrem Bey de bizlere içerlemiş, 'Burada olan, kara propaganda seylâplarına kapılarak sağa sola savrulan bazı iyi niyetli insanlara oluyor...' demişti.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ!!!

Bu haber 1002 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

BASIN YAYIN

TANK, PALET, HİCRET!

TANK, PALET, HİCRET! Turgut Özal, 1983'te Başbakan olduğunda arka arkaya yaptığı reformlarla fırtına gibi esmişti

Şiiler, Araplar ve Kürtler birbirine girer!

Şiiler, Araplar ve Kürtler birbirine girer! Abdurrahman Dilipak, Suriye'de ABD öncülüğündeki PYD'nin IŞİD'e yönelik Rakka operasyonunu ele aldı..

NASİHAT

NAMAZ

Ben Bitti Demeden Bitmez.22 Eylül 2017

ALAHA ISMARLADIM

RAMAZAN

YEDİ KITA

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

MÜSLÜMANCA YAŞAM

ALPEREN

OSMANLI


OSMANLI TORUNU


SIGARA İÇME


FATİH SULTAN MEHMET


İSLAM HUZUR

NAMAZINI KIL


YAVUZLAR BİTMEYECEK

NECİP FAZIL KISAKÜREK

TÜRKİYENİN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR BAĞIMSIZ HABER SİTESİ
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi