BAĞIMSIZHABERLER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

CAMİYE GELİN

DUA SANA

TÜRKİYE "BİZ" GELİYORUZ

MUHSİN BAŞKAN

EĞİTİM HABER

İNSAN VE HAYAT

SAĞLIK DÜNYASI

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Türkiye cUMHURİYETİ bAŞKAN aDAYINIZ KİM






Tüm Anketler

%100 OSMANLI

SIGARA İÇME


HUZURLU YAŞAM

TESETTÜR

SAYAÇ 08/05/2011




     
 

SEVGİLİ EN SEVGİLİ

Yusuf Kaplan:Selefiler, Mısır'ı nasıl batırdılarsa, 'Cemaat' de..

Tarih 10 Ocak 2014, 06:07 Editör HÜSEYİN NECATİ

Yenişafak Gazetesi yazarı Yusuf Kaplan bugünkü yazısında, Türkiye'deki cemaat yapılanmasını Mısır'daki Selefi'lere benzetti.

usuf Kaplan, "Selefiler, Mısır'ı nasıl batırdılarsa, 'Cemaat' de Türkiye'yi öyle batırıyor!" başlıklı yazısında, cemaati çok ağır eleştiri topu altında tuttu. 

İşte Kaplan'ın o yazısı:

Markar Esayan, Çarşamba günkü yazısını, 'tehlikenin farkında mısınız?' diye sorarak bitirmiş.

TEHLİKENİN FARKINDA DEĞİLİZ HENÜZ!

Hayır, tehlikenin farkında değiliz.

Küresel sistem, Türkiye üzerinden çok katmanlı, zekice, İngiliz-işi küresel bir saldırı için düğmeye bastı...

Burada ayartıcı ve hedef şaşırtıcı bir komplo teorisi filan geliştirmiyorum. Komplo teorilerine iltifat etmeyecek kadar ne dediğini bilen, söyleyecek sözü olan biriyim.

Sonuçta, ne olduğunu bilemediğimiz, boyutlarını henüz tam olarak kestiremediğimiz küresel bir saldırıyla karşı karşıyayız.

Saldırı, Türkiye'nin büyümesine; siyasî, ekonomik, teknolojik ve stratejik hedeflerini büyütmesine; bölgenin geleceğini belirleyecek ölçekte önalan ve önaçan yürüyüşüne yönelik, dolayısıyla Türkiye'yi Menderes öncesi döneme fırlatacak büyüklükte bir saldırı değil sadece.

Saldırı, Türkiye'nin coğrafî sınırlarını kat be kat aşıyor.

Türkiye'nin coğrafî sınırlarını ziyadesiyle aşan kültürel sınırlarına ulaşmayı, medeniyet coğrafyamızı nihâî olarak ipotek altına almayı amaçlayan küresel bir projenin ilk somut ve büyük saldırısı bu...

Türkiye'nin kültürel sınırları meselesi, yeni bir dünyanın kurulduğu 'belirsizlikler çağı'nda (Wallerstein), tahmin edebileceğimizden daha da önemli. Bu meseleyi ayrıca mercek altına alacağımı hatırlatmakla yetiniyorum burada.

ASIL BÜYÜK SALDIRI DAHA SONRA GELECEK...

Proje, sanıldığından da büyük, yıkıcı ve küresel. Küresel sistem, Türkiye üzerinden bir 'proje' uyguluyor. İslâm'ı dönüştürecek 'ılımlı İslâm' projesi bu.

Türkiye'deki ('İslâm' denilince tüyleri diken diken olan, entellektüel melekeleri dumura uğrayan) sol-Kemalist-ulusalcı seküler çevreler, 'ılımlı İslâm' projesine karşı çıkıyorlar/dı, bilip bilmeden!

Neden? Bu projenin Türkiye'yi İslâmlaştıracağı paranayonasından ötürü!

Dikkat: 'Ilımlı İslâm' projesi, bir yeri 'İslâmlaştırmak' amacıyla değil, hâkîkî İslâm'dan uzaklaştırmak amacıyla geliştirilmiş bir projedir.

İşte bu, Türkiye'deki seküler-sol entelijansiyanın entelektüel melekelerinin ne kadar opaque'leştiğini / donduğunu bir kez daha gözler önüne seren bir göstergedir.

Bu meseleyi de daha sonra yazacağım. Burada şu kadarını söylemiş olayım: Asıl büyük saldırı, daha sonra gelecek...

İSLÂM'IN PROTESTANLAŞTIRILMASI VE İSLÂM DÜNYASININ SİLBAŞTAN YENİDEN DİZAYN EDİLMESİ

'Ilımlı İslâm' projesi, kitleleri ayartmak için böyle adlandırılmış olmalı.

Bu proje, 1989'da Soğuk Savaş'ın fiilen sona er/diril/mesinden sonra, İslâm'ın, -bizzat zamanın NATO Genel Sekreteri Willy Cleas'ın açıklamalarıyla- küresel sistemin önündeki tek engel olarak görülmesinden ötürü geliştirilen, teorik çerçevesi aynı yıllarda Bernard Lewis tarafından çizilen, 'İslâm'a Karşı İslâm' stratejisinin bir uzantısı.

Benim 'Bizantinizm' olarak adlandırdığım, 12 yıl önce bu sütunda, 'İslâm'ı Protestanlaştırma Projesi' olarak tarif ettiğim, -o vakitlerde Umran dergisinde kapak yaptığımız- küresel sisteme eklemlenecek, itiraz etmeyecek bir İslâm anlayışının İslâm dünyasında tohumlarının ekilmesini hedefleyen ama sonuçta İslâm'dan eser kalmayacak yüzyılın yegâne büyük stratejisidir.

Bu stratejinin iki hedefi var: Birincisi, İslâm'ı, protestanlaştırarak / sekülerleştirerek dönüştürmek, böylelikle içini boşaltmak ve 'öldürmek'...

Tıpkı Hinduizm, Budizm, Zen, Taoizm gibi ölü, antropolojik dinlere dönüştürecek şekilde hadım etmek...

İkincisi de, İslâm dünyasının, tarihe girmesini önleyebilmek için İslâm dünyasını silbaştan yeniden dizayn etmek...

CEMAAT'İN ŞİFRELERİNİ ÇÖZMEDEN ASLÂ!

İşte bu büyük tehlikeyi göğüslemek ve püskürtebilmek için, Cemaat'in yapısının, söyleminin ve hedeflerinin şifrelerini çok iyi çözmemiz ve daha da önemlisi, Cemaat'i ve mensuplarını nasıl bir tehlikeye âlet oldukları konusunda uyarma yükümlülüğümüzü yerine getirmemiz gerekiyor.

Cemaat'in mensupları, bu projenin ne denli tehlikeli bir proje olduğunu idrak edebilecek basiretten de, entellektüel derinlikten de yoksun -maalesef.

Şimdi, böyle bir cümle kurdum diye, a-sosyal medyayı, adeta bir yerden düğmeye basılmışçasına 'sürü mantığı'yla robot gibi kullanan, twitter militanları 'sanal dünyanın baltaları'yla bana saldırmaya başlayacaklar...

Ama benim bu sürecin başından itibaren sürekli hüsnüzan'la hareket ettiğimi, sorunun büyümemesi için tarafları basirete, ferasete, akl-ı selime çağırdığımı, taraflara yalvarırcasına sulh çağrıları yaptığımı, istişareyi aslâ ihmal etmemeleri gerektiğini hatırlattığımı; yani sabrettiğimi, sabrettiğimi ama operasyondan ve zelilleştirici bedduadan sonra sabır taşımın çatladığını -bu sığlıklarından ve klonlanmış robot kişiliklerinden ötürü- hiç bir zaman göremeyecekler!

'CEMAAT'İN ÜÇ KATMANLI YAPISI

Cemaat'in yapısı, söylemi ve örgütlenme biçimi, sözünü ettiğim projeyi uygulamaya fazlasıyla müsait ve Cemaat'in müntesipleri de buna -elbette ne olup bittiğinin farkında olmadıkları için- ziyadesiyle teşne zaten.

Önce Cemaat denilince homojen bir yapıdan sözetmediğimi özellikle vurgulamak zorundayım.

Şu net anlaşıldı çünkü: Cemaat'in tavan'ı ile taban'ı arasındaki makas gözle görülür bir şekilde açıldı.

Taban, Allah rızası için koşturuyor.

Tavan ise, Türkiye'ye karşı komplo üstüne komplo kuruyor.

Kısaca söylemem gerekirse, üç tür 'Cemaat' var. Bunları teker teker mercek altına alarak tahkik etmeye ve belirginleştirmeye çalışacağım burada.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ!!!

Bu haber 1120 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

BASIN YAYIN

TANK, PALET, HİCRET!

TANK, PALET, HİCRET! Turgut Özal, 1983'te Başbakan olduğunda arka arkaya yaptığı reformlarla fırtına gibi esmişti

Şiiler, Araplar ve Kürtler birbirine girer!

Şiiler, Araplar ve Kürtler birbirine girer! Abdurrahman Dilipak, Suriye'de ABD öncülüğündeki PYD'nin IŞİD'e yönelik Rakka operasyonunu ele aldı..

NASİHAT

NAMAZ

Ben Bitti Demeden Bitmez.22 Eylül 2017

ALAHA ISMARLADIM

RAMAZAN

YEDİ KITA

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

MÜSLÜMANCA YAŞAM

ALPEREN

OSMANLI


OSMANLI TORUNU


SIGARA İÇME


FATİH SULTAN MEHMET


İSLAM HUZUR

NAMAZINI KIL


YAVUZLAR BİTMEYECEK

NECİP FAZIL KISAKÜREK

TÜRKİYENİN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR BAĞIMSIZ HABER SİTESİ
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi