BAĞIMSIZHABERLER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

CAMİYE GELİN

DUA SANA

TÜRKİYE "BİZ" GELİYORUZ

MUHSİN BAŞKAN

EĞİTİM HABER

İNSAN VE HAYAT

SAĞLIK DÜNYASI

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ANKET

Türkiye cUMHURİYETİ bAŞKAN aDAYINIZ KİM






Tüm Anketler

%100 OSMANLI

SIGARA İÇME


HUZURLU YAŞAM

TESETTÜR

SAYAÇ 08/05/2011




     
 

SEVGİLİ EN SEVGİLİ

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (K.S) HATIRALAR

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (K.S) HATIRALAR

Tarih 22 Ocak 2017, 13:06 Editör HÜSEYİN NECATİ

Tevhidi tedrisat kanunu ile medreseler (1928) kapatıldı. Böylece dini Celili İslam ın usulüne uygun olarak okutulması yasaklandı. Efendi Hazretleri büyük bir azim ve gayretle usulüne uygun olarak aynı tedrisatı devam ettirmek istiyordu. Bunu yapabilmek için çareler düşünüyordu.

Alanya Eşrafından Mustafa  Arıkan Anlatıyor:

 

Tevhidi tedrisat  kanunu ile medreseler (1928)  kapatıldı. Böylece dini Celili İslam’ın usulüne uygun olarak okutulması yasaklandı. Efendi Hazretleri büyük bir azim ve gayretle usulüne uygun olarak aynı tedrisatı devam ettirmek istiyordu. Bunu yapabilmek için çareler düşünüyordu. Bu hal karşısında o zamanın dersiamlarını toplayıp ilmin ülkemizden kalkmaması için ne gibi çareler düşündüklerini ve ne yapmak la­zım geldiği hususunda fikirlerini almak istemişti. Bir toplantıda ekseriyeti “Dersiam” olan ilim adamlarına söylediklerini bana şöyle anlatmıştı:

 

“Biz 500’ü mütecaviz dersiamız. Gizli - saklı beşer talebe okutsak, 2.500 eder. Böylece bu ilim ortadan kalkmaz”, O zaman bazı arkadaşları bu şiddet zamanında okutamayız diyerek mah­kemeye ve hapse düşmekten korktular, Efendi Hazretleri (K.S.) “Devletimiz harbden yeni çıktı, milletimiz fakir, biz dersiamlar olarak hükümeti­miz ve milletimizden hiç bir karşılık beklemeden çocuklarımıza dini bilgiIeri öğretmeye hazırız, şeklinde bir telgraf çekelim” diyerek; onları ikna etti. Ve  Ankara’ya telgraf çekildi.

 

Telgrafa cevap verildi. Verilen cevapta şöyle deniliyordu: “Tevhidi tedrisat kanunu var, onun, hilafına hareket edenlerin şiddetle tecziye edi1ecekleri” bildirildi. Bunun üzerine arkadaşları artık ilim okutmanın mümkün olmadığına  karar verdiler.

 

Efendi Hazretleri (K.S.)  ise, talebe okutmak için bazı fabrika sahiplerine müracaat ederek işçi sıfatıyla bir gün çocukları okutmayı rica etti. Fakat bundan da müsbet bir cevap alamadı. Bun­lardan birisi Kayseri’li Mustafa Bey’dir ki, çok rica etti, bir türlü ikna olmadı. O  zaman Türkiye’de en zengin şahıslardan birisiydi. Vefatında kefeni buhurlanırken yanmıştı, tekrar kefen geldi, yine yandı. Böylece bir kefene sahip olamadan bu dünyadan göçüp gitmişti.

 

Efendi Hazretleri daha sonra bana şöyle anlattı: “Birkaç talebe okutabilirim diye bir kabakçı çiftliği kiraladım. Bu defa ‘talebe’ bulamadım. Vali maaşı kadar para verdim talebe aradım. Birkaç tane bulduysam da üç beş gün okudular, kaçıp gittiler, Bu ilimin sonumu geldi diye ümid keserek kızlarımı çocuklarımı okuttum. İlerde torunum olur onlara okuturlar da bu ilim devam eder diye  düşünmüştüm. Fakat. daha sonra genç ihtiyar ne bulduksa onlara ilim okutmaya devam ettik. Bu hale geldi.”

 

Arkadaşlardan duyduklarımda şu istikametteydi: Bir zaman bir kaç talebe alıp, İstranca ormanlarında kuşkonmaz adıyla maruf kayalıklı gizli bir yerde okutmaya başlamıştı. Fakat, Efendi Hazretleri (K.S.) adım adım, takip edilerek orada bile bulunmuş ve karakola çağrılmıştı. Merkez komutanı yanında bulunan onbaşıya Efendi Hazretlerine (K.S.) hakaret etmek üzere sopa getirmesini emretmişti. Ancak arzu ettikleri elemli hadise olmadan odadaki sandalyeler harekete geçmiş, kumandan. ve maiyyeti kapıdan. percere­den fırlayıp kaçmışlardı. Efendi Hazretleri (K.S.) tek başına kalmış bir müddet sonra kumandan, M. Kemal adındaki bir mebusu bularak hadiseyi anlatmış ve daireden gitmesini söyleyivermesini rica etmişti. M. Kemal, Efendi Hazretlerine (K.S.) gelerek, “Beklemeye lüzum olmadığını, istediği yere gidebi1eceğini söyleyince” Hazretimiz (K.S.) “Ben kuru lafla ayrılmam. Suçum varsa, isticvab etsinler, hazırım. Şayet suçum yoksa yazılı kağıt isterim” buyurmuşlardı. Bunun  üzerine, “Tevhidi tedrisat kanununa aykırı tedris yapılmadığı, hiç bir suretle hakkında takibat yapıl­mayacağını belirten bir yazı mühürlenerek Üs­tazımıza verilmişti. Hazreti, üstazımız ondan son­ra karakoldan ayrılmışlardı.

 

Bir ara Efendi Hazretleri değişik yerlerde ders veriyorlardı. Şöyle ki: Bir gün Şehzadebaşı’nda bir mescidde, bir gün Erenköy’de bir kar­deşimizin evinde, diğer gün de bir başka yerde okutuyorlardı. Devamlı da polis takip ediyordu. Bir defasında şöyle buyurmuşlardı: “Dersiam arkadaşlar okutmaktan korktular cezalandılar. Birçok kısmı Menemen hadisesiyle, bazısı hastaha­nelerde zehirli iğne ile can verdiler. Elhamdülillah biz devam ediyoruz.

 

Bu haber 4563 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN (K.S)

Kanaat önderi Arif Ahmet Denizolgun vefat etti

Kanaat önderi Arif Ahmet Denizolgun vefat etti Süleymanlı cemaatinin lideri, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun (61) bu sabaha karşı hayatını kaybetti

Evladlarım, keramet peşinde koşmayınız

Evladlarım, keramet peşinde koşmayınız şayet suda yürümek, havada uçmak keramet olsaydı, denizdeki balıklar, havadaki kargalar bile keramet göstermiş olur...

NASİHAT

NAMAZ

Ben Bitti Demeden Bitmez.22 Eylül 2017

ALAHA ISMARLADIM

RAMAZAN

YEDİ KITA

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

DÜNYA BÜLTENİ



MÜSLÜMANCA YAŞAM

OSMANLI


ALPEREN

OSMANLI TORUNU


SIGARA İÇME


FATİH SULTAN MEHMET


NAMAZINI KIL


İSLAM HUZUR

YAVUZLAR BİTMEYECEK

NECİP FAZIL KISAKÜREK

TÜRKİYENİN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR BAĞIMSIZ HABER SİTESİ
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi