BAĞIMSIZHABERLER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

CAMİYE GELİN

DUA SANA

TÜRKİYE "BİZ" GELİYORUZ

MUHSİN BAŞKAN

EĞİTİM HABER

İNSAN VE HAYAT

SAĞLIK DÜNYASI

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Türkiye cUMHURİYETİ bAŞKAN aDAYINIZ KİM






Tüm Anketler

%100 OSMANLI

SIGARA İÇME


HUZURLU YAŞAM

TESETTÜR

SAYAÇ 08/05/2011




     
 

SEVGİLİ EN SEVGİLİ

İnsanlar akla tabi olurlar

İnsanlar akla tabi olurlar

Tarih 10 Ağustos 2011, 04:27 Editör HÜSEYİN NECATİ

Görünüşe aldanmamalıdır. Akıl, çok zaman gözün yanlışını çıkarır. Göz ile pencereden güneşe baktığımız zaman, güneşin, bir tepsi kadar oldugunu zannederiz. Fakat, akıl, güneşin dünyadan büyük oldugunu söylüyor. Gözümüzün aldandığı açıktır. Nazara inanmıyanlar, elbette, (Biz gözümüzün gördügüne inanırız. Güneş, top kadar küçüktür) diyemezler. Diyemediklerine göre, göz her zaman ölçü olamaz. Görmedikleri şeye yok diyemezler.

Nazarın yanî göz değmesinin gerçek olduğu Kur'ân-ı kerîmle ve hadîs-i şerîflerle sabittir. Nazar akla ters midir, değil midir? Göz neleri görür, neleri göremez?

Görünüşe aldanmamalıdır. Akıl, çok zaman gözün yanlışını çıkarır. Göz ile pencereden güneşe baktığımız zaman, güneşin, bir tepsi kadar oldugunu zannederiz. Fakat, akıl, güneşin dünyadan büyük oldugunu söylüyor. Gözümüzün aldandığı açıktır. Nazara inanmıyanlar, elbette, (Biz gözümüzün gördügüne inanırız. Güneş, top kadar küçüktür) diyemezler. Diyemediklerine göre, göz her zaman ölçü olamaz. Görmedikleri şeye yok diyemezler.

Gözle görülmiyen şeylerin yok olduğunu söylemek, akla değil, his uzuvlarına tâbi olmak demektir. Hayvanlar his uzuvlarına tâbi olur, insanlar ise, akla tâbi olurlar. İnsanların his uzuvları, hayvanlarınkinden daha geridedir. Köpek çok kuvvetli koku alır. İnsan, bu kadar koku alamaz, gecenin zifiri karanlığında yarasa gibi hareket edemez, kedinin gördüğü gibi karanlıkta göremez.

Mıknatısın magnetik gücünü gözümüzle göremiyoruz. Fakat demiri çekmesinden mıknatısta bir güç olduğunu anlıyoruz. Kumanda âleti ile, TV'yi açıp kapatıyoruz. Kumanda âletinde gözümüzle görmediğimiz bir güç, bu işleri yapıyor.

Uzaktan kumandalı bir âletle, otonun kapılarını açıp, arabayı çalıştırabiliyoruz. Fakat bu işi yapan gücü gözümüzle göremiyoruz. O hâlde, hisse değil, akla değer vermek lâzımdır.

Lazer ışınları ile çeşitli ameliyatlar yapılıyor. Demir bile kesiliyor. Bu ışınları, magnetik dalgaları gözümüzle göremiyoruz. Göremediğimize yok demek akla, ilme uygun değildir.

Bir teldeki elektrik akımını gözümüzle göremiyoruz. Fakat yaptığı işlerden, meselâ elimizi dokunduğumuz zaman, bizi çarpmasından, içinde cereyan olduğunu anlıyoruz. Göz ile görmediğimiz için cereyanı inkâr etmek mi gerekir?

Yer çekimini de gözümüzle göremeyiz. Fakat cisimlerin havaya doğru değil de yere doğru düşmesinden yerde bir çekim kuvvetinin olduğunu anlıyoruz. Karanlıkta göremediğimiz gibi, çok kuvvetli ışıkta da göremeyiz.

İnsandaki rûh denilen bir varlığı göremiyoruz. Ancak insanları ayakta tutup hareket etmesini sağladığı için rûhun varlığını anlıyoruz.

İyiyi kötüden ve hakkı bâtıldan ayıran insana akıllı diyoruz. Hâlbuki aklı da göremiyoruz. Görülemiyen şeyi inkâr etmek ilme aykırı bir ahmaklıktır.

Gözle görülmediği hâlde, mevcut olduğu akılla anlaşılan çok şey vardır. Bazı kimseler, birşeye bakıp beğendikleri zaman gözlerinden çıkan şuâlar, canlı cansız şeylerin bozulmasına sebep oluyor. Fen, belki birgün, şuâları ve tesîrlerini daha iyi açıklıyacaktır. Nazar gözle görülmez ama, diğer tesir eden şeyler gibi neticesinden anlaşılır. Toplumda, nazarı değen insanlar vardır. Nazarın, kadınlara ve çocuklara daha çok tesîr ettiği tecrübelerden anlaşılmıştır.

Nazar hakkında birçok hadîs-i şerîf vardır. Birisi şöyle: (Nazar haktır) yanî göz değmesi doğrudur. (Buhârî)

Peygamber efendimiz zamanında Esed oğullarından nazarı değen bir kimse var idi. Üç gün birşey yemez, sonra çadırın bir tarafını kaldırıp oradan geçen bir deveye bakıp, (Bunun gibi bir deve hiç görmedim) der demez, deve yere düşer hastalanırdı. Müşrikler, bu adamı bulup Peygamber efendimizi nazarla öldürmesini istediler. Cenâb-ı Hak da Resûlullahı bunun nazarından korumuştur. Bu husûsta âyet-i kerîme inmiştir. Meâli şöyledir:

(Nerede ise, kâfirler seni gözleri ile yıkacaklardı.) [Kalem 51]

Nazar değen kimseye şifâ için Âyet-el-kürsî, Fâtiha, Muavvizeteyn ve Kalem sûresinin sonunu okumanın muhakkak iyi geldiği Medâric ve Mevâhibde yazılıdır. Âyât-ı hırz'ı okumak ve üzerinde taşımak da çok fâidelidir.

Göz değene, Peygamber efendimizin bildirdiği şu ta'vizî okumalıdır:

(E'ûzü bi-kelimâtillâhittâmmati min şerri külli şeytânin ve hâmmatin ve min şerri külli aynin lâmmetin.)

Bu ta'vîz her sabah ve akşam üç defa okunup kendi üzerine veya hastanın üzerine üflenirse, göz değmesinden ve şeytanların ve hayvanların zararından korur.

Herkes, bilhassa nazarı değen kimse, beğendiği birşeyi görünce (Mâşâallah) demeli, ondan sonra, ne söyliyecekse, o şeyi söylemelidir. Önce Mâşâallah deyince, nazar değmez.

Bu haber 1663 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

MERAK ETTİKLERİMİZ

Çöl olan göl ya da Aral gölü

Çöl olan göl ya da Aral gölü Sovyetlerin bölgedeki pamuk üretimini artırmak için Aral gölünü besleyen nehirlerin yönünü değiştirmesi üzerine 196...

FARKLI RENKLER VE IRKLAR NASIL ORTAYA ÇIKTI

FARKLI RENKLER VE IRKLAR NASIL ORTAYA ÇIKTI "Ey insanlar!.. Muhakkak ki, biz sizi bir erkek ile bir di­şiden yarattık ve sizleri kabilelere ayırdık ki, birbiri...

NASİHAT

NAMAZ

Ben Bitti Demeden Bitmez.22 Eylül 2017

ALAHA ISMARLADIM

RAMAZAN

YEDİ KITA

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

DÜNYA BÜLTENİ



MÜSLÜMANCA YAŞAM

OSMANLI


ALPEREN

OSMANLI TORUNU


SIGARA İÇME


FATİH SULTAN MEHMET


NAMAZINI KIL


İSLAM HUZUR

YAVUZLAR BİTMEYECEK

NECİP FAZIL KISAKÜREK

TÜRKİYENİN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR BAĞIMSIZ HABER SİTESİ
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi