BAĞIMSIZHABERLER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

CAMİYE GELİN

DUA SANA

TÜRKİYE "BİZ" GELİYORUZ

MUHSİN BAŞKAN

EĞİTİM HABER

İNSAN VE HAYAT

SAĞLIK DÜNYASI

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ANKET

Türkiye cUMHURİYETİ bAŞKAN aDAYINIZ KİM






Tüm Anketler

%100 OSMANLI

SIGARA İÇME


HUZURLU YAŞAM

TESETTÜR

SAYAÇ 08/05/2011




     
 

SEVGİLİ EN SEVGİLİ

Kurtlar kuşlar da oruç tutar ya

Kurtlar kuşlar da oruç tutar ya

Tarih 17 Mayıs 2018, 11:11 Editör HÜSEYİN NECATİ

Şair ve yazarlarımıza Ramazan anılarını sorduk.


Sibel EraslanSibel Eraslan: "Sokaklarda, oruç tutan kurtlarla kuşları aramıştık."

Ramazan, çocukluk sevinci gibi kapılarımıza gel-di dayandı. Büyükbabamı, büyükannelerimi, halacığımı, ahirete yolcu ettiğim tüm güzellerimi... Sanıyorum ki Ramazan kapısını açar açmaz karşımda bulacağım... Sanıyorum ki açtığım Musaf sayfalarının arasında beni bekliyorlar... İşte buradalar, hiç gitmemişler aslında... Orada bizleri bekle-yen sabırsız ve özlem dolu ruhlar varmış gibi... Ramazan gelecek ve perdeler kalkacak, onlarla kucaklaşacakmışız gibi...

Dedem, yanılmıyorsam yedi yaşımın Ramazan’ında son oruç günü için; “bugün kurtlar kuşlar bile oruç tutarlar” demişti de... Kız kardeşimle birlikte o uzun yaz günü boyunca, oruç tutan kurtlarla kuşları aramıştık tüm sokaklarda. Çocukluk böyledir ya... Dedeniz, nineniz söyler, sizler inanırsınız. İnanmanın en parlak, en altın günlerinde ışıldar çocukluğumuz... O kurtlarla kuşlar, şimdi neredeler? Torunlarının tuttuğu oruçları, bahşişlerle “satın alan” dedeler, top patlamaya yakın yemek tabağının yanına sıralanan şek-erler, cikletler, yeşil erikler... Şimdi neredeler?

Münire DanişMünire Daniş: "Ramazan hasretle beklediğim yegane zaman dilimi"

Bir Ramazan hatırası denilince, yaşadığım zamana yayılıp çekilmiş bütün Ramazanları kendinde toplayan tek hatıra canlanıyor; o da hayatın gerçek nefeslerini alabildiğim ramazan ayının kendisidir. Benim için o hatıra, ömrümün en özlenen, en seçkin, en ümitli hatırası.

Gittikçe parçalanan ve ruhsuzlaşan bir dünyada, gittikçe acıları büyüyen ve gafleti derinleşen bir insanlık durumu karşısında; ruhumun derinliklerinde, hissiyatımın madeninde işleyen, yüreğimi sıkıştıran zamanların etkilerinden uzak ve hep yeni bir ışıkla, yeni bir ümitle canlanan, ihya eden biricik hatıradır. Dünyanın ve insanın ortak tekdüzeliğinin dışında kalan bu mübarek, bu pür rahmet zaman dilimi; düşünceyi, bedeni, ruhu bâtıl bağımlılıklardan nasıl da kurtarıyor ve özgürleştiriyor. Hakikatle aramıza giren koca kirli dalgaların önünü kesiyor ve bizi arındırıcı, güzelleştirici kendi ırmağının akıntısına alıyor. Başka bir zamana, başka bir insana, başka bir ufka kavuşuyoruz. Hiç ümitli olmadığımız kadar ümitli, hiç olmadığımız kadar bir arada ve özgür, hiç olmadığımız kadar hakikatliyizdir.

Bu yüzden Ramazan ayının hatırası ve özlemi başka hiçbir hatıranın taşıyamayacağı kadar sürekli, güçlü ve biriciktir. Benim için gerginlik ya da endişeyle değil, bir sevgiliyi bekler gibi ümit ve hasretle beklediğim yegâne zaman dilimidir.

Mustafa UçurumMustafa Uçurum: "Hatimle teravih kıldırılır" 

Çocukluğumun Ramazanları yaz aylarına rast gelir. İlk oruçlarımı güneşin yakıcı sıcaklığında tutarken, belki de oruç tutmanın verdiği o tarifsiz mutlulukla aklıma susamak, acıkmak bile gelmezdi. Okullar tatil olduğu için de vakit geçirecek uğraşlarla iftar saatini güle oynaya beklerdim.  Gündüzleri mahalle camisinde Kuran öğrenme çalışmaları, akşamları iftar sonrasında teravih saatini bekleme heyecanı. Zaten bizim için o zamanlar Ramazan demek iftardan çok teravih demekti. Akşam dışarı çıkmak, caminin kalabalığı arasında kendimize yer bulmak, arada sırada çocukça bir neşeyle birbirimize bakıp bakıp gülmek, içimizdeki Ramazan coşkusunu daha da pekiştirirdi.

En çok sevdiğimiz şey de her akşam başka bir camiye teravih kılmaya gitmekti. Mahallenin ağabeyleriyle evimizden çok da uzakta olmayan camilere giderdik ve bu bize tarifsiz bir mutluluk verirdi. Yine böyle bir akşam gittiğimiz camide teravih başlamıştı ama diğer teravihlere pek de benzemiyordu. Çünkü hoca bizim bildiğimiz surelerden farklı ve uzun sureler okuyordu. Namazın kaçıncı rekâtındayız, hangisini kıldık, kılmadık hatırlamıyorum, bizi camiye getiren ağabeyin; “Uyan bakalım, gidiyoruz.” sesiyle kendime gelmiştim. Hocanın hatimle kıldırdığı teravih namazı bana o kadar uzun gelmişti ki olduğum yerde uyumuş kalmıştım. Çocukluğumdan kalma bu uykulu tecrübeden olsa gerek şimdi camilerin kapılarına asılı “Bu camide hatimle teravih kıldırılır.” ifadesini gördüğümde tebessümle bir ilerdeki camiye doğru yol alıyorum.

Hüdayi CanHüdayi Can: "Ramazan sevap avcılarının ayıdır"

Eski Ramazanlardan en eski ne hatırladığımı düşününce sisli puslu bazı kareler beliriyor zihnimde. Net görüntüler değil bunlar. En eski görüntülerden biri, kafasını yataktan çıkaran küçük çocuklar, ocağın başında ocakta yanan odunların aydınlığında ya da gaz lambası ışığında sahur yapan büyükler. Ve bir cümle:

- Yatın yatın, aynısından size de ayırıyoruz.

Uyku devam eder, sabah kalkınca çocuklar tavaların kapağını kaldırır hemen, mesela düdük makarnasıdır, haşlanmış patates kavurmasıdır, sonra çanakların birinde mutlaka üzüm hoşafı olmalı. Bir küçük tabakta tahin de olabilir.

Teravih kılardı büyükler, yoksa akşam namazı mı? Bizim amcalardan birinin bir ara bakkal olarak kullanılan binası mescitti o zamanlar, yaşlı başlı adamlar gelirdi. Koca gözden soğuk su getirip verdiğimi hatırlıyorum. Çok ilginç, şaşırtıcı dualar alırdık. Lokum, “püsküt” filan dağıtırlardı. Birinde yaşlılardan biri çocukken büyüklerin lokum yediklerini kendilerine vermediklerini anlatıyordu. Şaban Dayı rahmetli biz de öyle yapalım intikamımızı alalım, diye latife etmişti.

İlk orucumu kaç yaşımda tuttum hatırlamıyorum. İlkokuldayım, üç mü beş mi bilmiyorum. İftara çok az kalmış ama zaman geçmek bilmiyor, bizim tahta balkonda iftara üç beş dakika kala geri sayım yaptığımı hatırlıyorum. Beş dakika kaldıysa beş kere altmışa kadar sayıyorum mesela, ezan hala okunmuyor. Saniyede bir sayıdan daha çok sayıyorum. Sonra yavaş yavaş yüze kadar sayıyorum bir dakikaya denk geliyor.

Yatılı okul sahurları da güzel olurdu. Kimler kalkacak liste çıkarırlardı. İlk günler hemen hemen herkes kalkardı. Sonra yavaş yavaş azalmaya başlardı. Bir de lise son sınıftaydım sanırım sahur sırasında hocanın bir haksızlık yaptığı vehmine kapıldım. Bağırdım çağırdım, sonra yemekhaneyi protesto ettim. İftarı sahuru kendi imkânlarımla yaptım. İftar menüm hiç değişmiyordu. Bir paket petibör ve bir şişe sek süt. O şişeler yarım litrelikti sanırım. Kantinden iftarlığımı alır, deniz kenarında bankların birine oturur, yerdim. Yurt dışında da kendine göre bir havası olurdu ramazanın ama her şeye rağmen buruk bir tarafı da olurdu.

Şimdi yine güzel bir ramazan yaşadığımı düşünüyorum. Köydeyim. Sahur softasında bu gün on üç kişi vardı mesela. En küçüğü dokuz, en büyüğü yetmiş sekiz yaşında. Birader tam bir sevap avcısı bugünlerde herkesten önce kalkıp semaveri yakıyor, kirazın altındaki geniş sekiye kahvaltılıkları diziyor. Ailecek sahur yapıyoruz. İftarda küçüklerle beraber sayımız yirmiyi buluyordur. Üç beş gün önce daha fazlaydı soframızın nüfusu, üç beş gün sonra biraz daha azalacak. Yaz hali. Gelen gider. Dünya gibi.

Mustafa Oğuz soruşturmaya devam edecek

www.dunyabizim.com

Bu haber 2780 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

TATLI TEBESSÜM

İNANDIĞI GİBİ YAŞAMAK

İNANDIĞI GİBİ YAŞAMAK Efendimizin müjdesi herkese açık: ´Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde peygamberler, sıddıklar (doğrular) ve...

TV Ekranlarında Normalleşme Süreci Başladı mı

TV Ekranlarında Normalleşme Süreci Başladı mı Ülkemizde bilinçli ve sistemli şekilde 'hacıdan hocadan, dinden imandan' soğutma faaliyetleri yıllarca yapı...

NASİHAT

NAMAZ

Ben Bitti Demeden Bitmez.22 Eylül 2017

ALAHA ISMARLADIM

RAMAZAN

YEDİ KITA

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

DÜNYA BÜLTENİ



MÜSLÜMANCA YAŞAM

OSMANLI


ALPEREN

OSMANLI TORUNU


SIGARA İÇME


FATİH SULTAN MEHMET


NAMAZINI KIL


İSLAM HUZUR

YAVUZLAR BİTMEYECEK

NECİP FAZIL KISAKÜREK

TÜRKİYENİN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR BAĞIMSIZ HABER SİTESİ
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi