BAĞIMSIZHABERLER.COM
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

CAMİYE GELİN

DUA SANA

TÜRKİYE "BİZ" GELİYORUZ

MUHSİN BAŞKAN

EĞİTİM HABER

İNSAN VE HAYAT

SAĞLIK DÜNYASI

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ANKET

Türkiye cUMHURİYETİ bAŞKAN aDAYINIZ KİM






Tüm Anketler

%100 OSMANLI

SIGARA İÇME


HUZURLU YAŞAM

TESETTÜR

SAYAÇ 08/05/2011




     
 

SEVGİLİ EN SEVGİLİ

İyi bir kul, iyi bir insan olmak için

İyi bir kul, iyi bir insan olmak için

Tarih 21 Mart 2017, 11:41 Editör HÜSEYİN NECATİ

Yazarı çok, yazanı az; resimcisi çok, rasimi az olan bir ülkede yaşıyoruz diyor Nesrin Çaylı.

Adlarını daha evvel sıkça duyduğum ama Kutlu Doğum Haftasında, çeşitli kültür merkezlerinde düzenledikleri şiir geceleriyle ''bizden Peygamberimize armağan diyen  Bahar Çiçekleri'' ni hem dinleyip hem de onlara emek verip Hocalık eden, aynı zamanda yazar, şair ve ressam olan Nesrin Çaylı ile söyleştik..

Merhaba, nasılsınız? Neler yapıyorsunuz?26434

Elhamd, yoğun ve yorgun ama keyifli yolculuğumuza devam ediyoruz. Malumunuz Peygamberimizin (s.a.v) kutlu doğumunu Nisan ayı içerisinde kutladık.  Mevlit, ilahi ve sohbetler ile yapılan programlara farklı bir alternatif oluşturmak, şiirlerle Allah Resulünü yâd etmeyi, şefaatini umarak diledik. Atölye öğrencilerim yani “Bahar Çiçekleri” de üç ayrı kültür merkezinde Naat-ı Şerifleri şiir olarak yorumlayarak sahne aldı. Şimdi Ramazan ayı için gelen tekliflere hazırlık yapıyoruz. Ve Bahar Çiçekleri Sivil Toplum projesi olarak, gelirini savaş gibi, yoksulluk gibi mağduriyeti olan çocuklara bağışlamak üzere bir sergiye hazırlanıyorlar. İnşallah bu sergimiz ile sonbaharda sanatseverlerle buluşmayı diliyoruz.

Nesrin Çaylı Sanat ve Okuma Evi ne kadar zamandır var?

2007 ila 2009 yılları arasında, İlk iki yılı kendi evimin salonunda, eve sığamaz olunca da kendine ait bir mekânda atölyeleşerek üç yıl ile birlikte beşinci yılını doldurmak üzere.

Nesrin Çaylı Sanat ve Okuma Evi’ nin amacı ne idi, ilk başladığınızda bugünleri görüyor muydunuz?

Bu çalışma aslında hiç hesaplı olmayıp bir ikram olarak kaderin dili ile kendi menkıbesini kendi yazmış bir çalışmadır. Ben ise bir kurşun asker… İnşallah niyet hayr akıbet hayr dedirtti bana da… Çünkü kendi dahlim olmaksızın yani ben böyle bir atölye açayım, ilan vereyim öğrencilerim olsun demeksizin gelişti. Arkadaşlarım bende gördüklerini kendi çocuklarına öğretmemi istediler. Olurdu olmasına da, bu öneriyi hayata geçirmek bir program çerçevesinde gerçekleşmeliydi. Ve bir amaca hizmet etmeliydi. İyi resim yapmak iyi şiir okumak mümkündü. Ama bunu ne için yapmalıyız sorusuna bir cevabımız olmalıydı. Bu cevap “İyi bir kul, iyi bir insan olmak” şeklinde zuhur etti. Sanatçı olmadan önce sanat gibi yaşayabilme şifrelerini estetik kaynaklar ile çözebilir miydik?  İnançlı, entelektüel birikime sahip, şık, kültür ve sanat ile donanmış, kendi keşfi için emek veren ve keşfetmeye talip olabilecek çocuklar ve gençler yetiştirebilir miydim? İçimi yokladım ve şunu dedim… Bu kendimi de besleyecek, öğretmek için öğrenmeye devam etmemi sağlayacak bir çalışma olur. O halde kolları sıvamalı ve yola baş koymalı. Dört yıl sessiz sedasız kendi kendimizle bu çalışmalarımıza devam ederek gerek ilahiyat gerek edebiyat ve gerekse sanat alanında Bahar Çiçeklerim donandı. Ve gün ışığına serbest repertuarlı bir şiir dinletisi ile geçen yıl Kasım ayında şairler ve şiir severlerle buluştu. Kültür merkezlerinin teveccühü ile de altı aylık bir aradan sonra bir haftada üç sahne alarak performanslarıyla beni bile şaşırttılar. Bu günleri görmeyi ne planladım ne de bundan sonrası için bu oluşum adına bir planım var. Ancak yeni gayretlere ve şaşkınlıklara amadeyim.

Sanat ve Okuma Evinizde, sanat dersleri yanı sıra şiir yorum dersleri ve adab-ı muhaşeret, aile, dost, sosyal ve kültürel öğretiler de yapılıyor. Bu konsepti belirlerken hedefiniz ne idi…

Sıradanlığın içinde yitip gitme ve neredeyse eşyalaştırılma tehdidi ile karşı karşıya olan yeni nesilden ulaşabildiğim kadarına, insan olmanın kutlu sorumluluğunu fark ettirmekti gayem. Kâinata ve insana baktığımızda muhteşem bir estetik ile muhatap oluruz. Bu muhteşemliği ancak zihni ve kalbi birikimlerin de estetik olması durumunda idrak ve fehmedebiliriz. Yoksa koşuşturmacalar arasında sıradanlaşır ve değer yitimine uğrar. İnanç, estetik, adap, bilgi (ilim, irfan ve hikmet) birlikte meczedilmesi durumunda insan olmanın asli gayesi gerçekleşebilir. Düşünsenize pırlantayı bilmeyen biri ham haliyle görse taş sanır, bilen onu ziynet olarak taşır. Bilmediğimiz bir dili konuşamayız, hâlbuki insan tekbir, tesbih, tahmid ve tefekkür için yaratılmış. Ki asrın hastalığı budur. Gökyüzü ve toprakla bağı kopmuş, beton kafesler içinde yaşayan, eşya ile hemhal olan, marka kaygısıyla bunalıma düşen, babalarının dinini yaşayan(!) Ah ki hiç yaşamayan gençler çoğalıyor. Saydıklarınızdan başka, Bahar Çiçekleri ağaç dikiyor, yalın ayak toprağa basıyor, gökyüzünü izliyor vs. yani ki insan olmanın keyfiyetiyle kâinatla bağ kuruyor. Maalesef bu eğitim kurumlarında ihmale uğramış asli bir zafiyettir.26433

Bahar Çiçekleri’ ni o güzel şiir yorumlarını dinlediğimde, keşke yurt dışına gitseler dedim içimden. Peki sizde böyle bir istek var mı? Ya da gelen herhangi bir teklif?

İyi ki içinizden böyle demişsiniz. Çünkü dua hükmüne geçmiş olmalı ki bu anlamda yazışmalarımız başladı. Ancak, biz sadece birikmeye, kalp ve zihin kumbaramıza güzel olan ne varsa atarak biriktirmeye talip olduk. Bu nedenle az önce de belirttiğim gibi istemeyi dilimizle ve zihnimizle yapmak yerine çalışarak, emek vererek fiili duaya durduk. Amin’i çok olur inşallah. Naat-ı Şerif Dinletilerimizden sonra Yurt içi ve yurt dışından kurumlar bizimle irtibata geçti. Bahar Çiçeklerimin emeklerinin böyle bir platform bulması, seslerini daha uzaklara duyurması, örnek teşkil etmeleri ve daha çok çocuğun kalbinde şiiri, şiirle birlikte kelimelerin sahici anlamını uyandırmaları sevindirici bir gelişme elbette. Düşünün Almanya’dan gelen bir teklife evet diyemedik çünkü hazırlıksız yakalandık. Pasaport vize gibi işlemler öngörülen tarihe yetişmiyordu. Şaşkınlık boyutumuz sanırım tahmin edilebilir.

Sizin Sanatçı bir kimliğiniz var ve bir de bir kitap... Tablolarla Namaz Hikayeleri  isminde. Neden Namaz?

Hep aynı minvalde oluyor cevaplarım. Ancak yok başka bir cevabı bende soruların. Kâinata bakın her şey insanın istifadesi için yaratılmış. Hem ihtiyacına, hem estetiğine, hem idrakine ve dahi hem de menfaatine sunulmuş. Madem bunca şey insan için halk edilmiş o halde insanoğlunun teşekkürünü arz edeceği bir platform, bir kapı, bir makam olmalı. Sizce var mı namazdan daha makbul, daha hızlı, daha işlevsel bir makam yaratıcımıza hamd etmek için? Yok! Kesin ve kat’i biçimde yok! İşte bu yüzden namaz!

Şairliğiniz, ressamlığınız ve öykü yazarlığınız… Düşününce aslında bunlar birbirlerine bağlı ama sizin içinizdeki en çok hangisi... Eğer bütün ise bunları nasıl harmanlıyorsunuz?

Benim sözümün geçmediği bir hal bu. Beni dinleyen, bana muti olan bir kalemim ve fırçam yok. Onlar karar veriyor, yazmaya ve çizmeye. Ne vakit plan yapsam çıkmıyor benden bir şey. Pes ettim. Gayretin hissedildiği çalışmaları da sevmiyorum bu yüzden. Akmış ve kendilikli çıkagelmiş çalışmalar üzerinde teknik düzenlemeler yapılabilir, ince işçilik uygulanabilir. Ama yazma ve yapma gayreti ile oturulup yapılmış çalışmaların kuru ve gayesi başka geliyor bana. Analiz, araştırma, derleme ve istatistiki bilgi çalışması değildir, şiir, öykü ve resim… Mesai saatlerini bu yüzden ben değil, kalem ve fırçam ayarlıyor, ben de onlara ayak uyduruyorum.

Resim çalışmalarına ağırlık verip, sergiler açabilecekken ya da yeni bir Öykü kitabı çıkarmak için yoğunlaşmak dururken, bir sanatçı için bu emek, neden çocuklar için?

Yazarı çok, yazanı az,  rasimi az, resimcisi çok bir ülkede yaşıyoruz. “Yazan”ları okumak bana büyük keyif veriyor ve istifademi sağlıyor. Skandalsız resim sanatçılarını takip ile besleniyorum. “Yazan” ve “Rasim” olmak zor! Beklemeli, ağır ağır acele etmeli diyorum bu haller için ben. Fırçamda boya, kalemimde mürekkep birikince beni bir piston gibi itiyor zaten. Son tahlilde, çocukların pırıl pırıl kalplerine, tertemiz zihinlerine inanç, sanat, kültür ve duyguya dair doğru kaynaklardan istifade ederek iz bırakmak, biraz önce belirttiğim azlarımız ve çoklarımız arasında savrulmaktan hem evla hem daha değerli duruyor benim için. Çünkü kendime kendi imzamla yatırım yapmak yerine, geleceğe ve zamana bu ışıl ışıl rengarenk Bahar Çiçeklerimle iz bırakmak varoluşumu anlamlandırıyor. Dahası onlar beni saf dünyalarında barındırdığı için huzurlu ve mutluyum. Bir çocuğun gözlerinde kim olduğunuzu görebilirsiniz. Bazen kutlar ama çoğu zaman sahtelikten uzak sahici bir otorite kesiliverirler.

Son olarak, bize bir resim çizin desek neler çizerdiniz ya da bir öykünün ilk paragrafı ne olurdu sizin için ya da (fazla oldu biliyorum ama) ilk aklınıza gelen şiirinizden bir mısra?

Bunu çok sevdim. Öykü girişi için bir başka zaman sözüm olsun. Bir enstalasyon ile hem dize hem de resim isteğinizi birleştirebilirim. İnsanın içine uzanabileceği bir cam kutunun içine bir karış toprak dolduralım. Toprağın üzerine çiçekler dikelim. Yaprakları gürbüz, rengârenk açmış çiçekler. Çiçeklerin toprakla buluştuğu sap kısımlarını geçirebileceğimiz delikleri olan bir plaka ile üzerlerini kapatalım ve kutuya yanlardan sabitleyelim. Üstten bakınca toprağı görmemeli ve sanki çiçekler toprağa dikilmiş değil de bu plakaya tutturulmuş gibi durmalı. Ve cam kutumuzun üst kapağını sıkıca kapatalım. Bu işlem bitince kutumuzu ters çevirelim. Toprak yukarıda plakaya dayanmış vaziyette, çiçekler baş aşağı boşlukta salınmalı. (Üste gelen kısma küçük delikler açıp sulayabilmeliyiz toprağı!) Ve başucuna bir tabela asalım şöyle yazsın. “Rüzgârın öptüğü ölüm, toprağın örttüğü hayattır!”

 

Zeynep Delav konuştu

Bu haber 1268 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

TATLI TEBESSÜM

Kurtlar kuşlar da oruç tutar ya

Kurtlar kuşlar da oruç tutar ya Şair ve yazarlarımıza Ramazan anılarını sorduk.

İNANDIĞI GİBİ YAŞAMAK

İNANDIĞI GİBİ YAŞAMAK Efendimizin müjdesi herkese açık: ´Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde peygamberler, sıddıklar (doğrular) ve...

NASİHAT

NAMAZ

Ben Bitti Demeden Bitmez.22 Eylül 2017

ALAHA ISMARLADIM

RAMAZAN

YEDİ KITA

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

DÜNYA BÜLTENİ



MÜSLÜMANCA YAŞAM

OSMANLI


ALPEREN

OSMANLI TORUNU


SIGARA İÇME


FATİH SULTAN MEHMET


NAMAZINI KIL


İSLAM HUZUR

YAVUZLAR BİTMEYECEK

NECİP FAZIL KISAKÜREK

TÜRKİYENİN MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR BAĞIMSIZ HABER SİTESİ
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi